Sûre 9 · Ayet 109
التوبة
9. Tevbe Suresi · 109. Ayet
أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَـٰنَهُۥ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَـٰنَهُۥ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَٱنْهَارَ بِهِۦ فِى نَارِ جَهَنَّمَ ۗ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ ﴿١٠٩﴾
Efemen essese bunyanehu ala takva minallahi ve rıdvanin hayrun em men essese bunyanehu ala şefa curufin harin fenhara bihi fi nari cehenneme vallahu la yehdil kavmez zalimin
O halde binasını Allah korkusu ve Allah rızası üzerine kurmuş olan mı hayırlıdır, yoksa binasını yıkılmak üzere olan bir uçurumun kenarına kurup da onunla birlikte cehenneme yuvarlanan mı daha hayırlı? Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَفَمَنۡLemma: أ | İsim + Edat | mı? (soru) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَسَّسَLemma: أَسَّسَ | Fiil | kurmak | أسس | kurmak, temel, esas, düzenlemek |
| 3 | بُنۡيَٰنَهُۥLemma: بُنْيان | İsim | binası | بني | inşa etmek, kurmak |
| 4 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | تَقۡوَىٰLemma: تَقْوَى | İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 6 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | وَرِضۡوَٰنٍLemma: رِضْوان | Edat + İsim | rıza | رضو | razı olmak |
| 9 | خَيۡرٌLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 10 | أَمLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | مَّنۡLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أَسَّسَLemma: أَسَّسَ | Fiil | kurmak | أسس | kurmak, temel, esas, düzenlemek |
| 13 | بُنۡيَٰنَهُۥLemma: بُنْيان | İsim | binası | بني | inşa etmek, kurmak |
| 14 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | شَفَاLemma: شَفا | İsim | kenar | شفو | şifa vermek, iyileştirmek, tedavi etmek |
| 16 | جُرُفٍLemma: جُرُف | İsim | uçurum | جرف | kenar, uçurum, dik sarp, yıkılmaya hazır |
| 17 | هَارٖLemma: هار | İsim | yıkılmak üzere | هور | çökmek / yıkılmak |
| 18 | فَٱنۡهَارَLemma: انْهارَ | Edat + Fiil | çökmek | هور | çökmek / yıkılmak |
| 19 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | نَارِLemma: نار | İsim | ateş/Cehennem | نور | aydın olmak, ışık |
| 22 | جَهَنَّمَۗLemma: جَهَنَّم | İsim | cehennem | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 24 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 25 | يَهۡدِيLemma: هَدَى | Fiil | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 26 | ٱلۡقَوۡمَLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 27 | ٱلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.