Sûre 7 · Ayet 89
الأعراف
7. A'râf Suresi · 89. Ayet
قَدِ ٱفْتَرَيْنَا عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا إِنْ عُدْنَا فِى مِلَّتِكُم بَعْدَ إِذْ نَجَّىٰنَا ٱللَّهُ مِنْهَا ۚ وَمَا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّعُودَ فِيهَآ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّنَا ۚ وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا ۚ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا ۚ رَبَّنَا ٱفْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِٱلْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْفَـٰتِحِينَ ﴿٨٩﴾
Kadiftereyna alallahi keziben in udna fi milletikum ba'de iz neccanallahu minha ve ma yekunu lena en neude fiha illa en yeşaallahu rabbuna vesia rabbuna kulle şey'in ilmen alallahi tevekkelna rabbenaftah beynena ve beyne kavmina bilhakkı ve ente hayrul fatihin.
(Andolsun ki), Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönersek, Allah'a karşı iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz sadece Allah'a dayanırız. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَدِLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱفۡتَرَيۡنَاLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 3 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 5 | كَذِبًاLemma: كَذِب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 6 | إِنۡLemma: إِن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | عُدۡنَاLemma: عادَ | Fiil + İsim | döndük | عود | dönmek |
| 8 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | مِلَّتِكُمLemma: مِلَّة | İsim | din | ملل | millet/din yolu / yazdırmak |
| 10 | بَعۡدَLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 11 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | نَجَّىٰنَاLemma: نَجَّى | Fiil + İsim | sizi kurtardık | نجو | kurtulmak |
| 13 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 14 | مِنۡهَاۚLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | وَمَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | يَكُونُLemma: كانَ | Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 17 | لَنَآ | Edat + İsim | bize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | نَّعُودَLemma: عادَ | Fiil | dönersek | عود | dönmek |
| 20 | فِيهَآLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | إِلَّآLemma: إِلّا | Edat | hariç | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | يَشَآءَLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 24 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 25 | رَبُّنَاۚLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 26 | وَسِعَLemma: وَسِعَ | Fiil | kuşatmak | وسع | geniş olmak / kuşatmak / güç yetirmek |
| 27 | رَبُّنَاLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 28 | كُلَّLemma: كُلّ | İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 29 | شَيۡءٍLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 30 | عِلۡمًاۚLemma: عِلْم | İsim | i̇lim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 31 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 32 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 33 | تَوَكَّلۡنَاۚLemma: تَوَكَّلْ | Fiil + İsim | tevekkül | وكل | güvenip bırakmak |
| 34 | رَبَّنَاLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 35 | ٱفۡتَحۡLemma: فَتَحَ | Fiil | hüküm ver | فتح | açmak, fetih |
| 36 | بَيۡنَنَاLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 37 | وَبَيۡنَLemma: بَيْن | Edat + İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 38 | قَوۡمِنَاLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 39 | بِٱلۡحَقِّLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 40 | وَأَنتَ | Edat + İsim | sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 41 | خَيۡرُLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 42 | ٱلۡفَٰتِحِينَLemma: فاتِح | Edat + İsim | hükmedenler | فتح | açmak, fetih |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.