Sûre 7 · Ayet 131
الأعراف
7. A'râf Suresi · 131. Ayet
فَإِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلْحَسَنَةُ قَالُوا۟ لَنَا هَـٰذِهِۦ ۖ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا۟ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ ۗ أَلَآ إِنَّمَا طَـٰٓئِرُهُمْ عِندَ ٱللَّهِ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ﴿١٣١﴾
Feiza caethumul hasenetu kalu lena hazihi ve in tusıbhum seyyietun yettayyeru bi Musa ve men meah. Ela innema tairuhum indallahi ve lakinne ekserahum la ya'lemun.
Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman, işte bu bizim hakkımızdır, dediler, başlarına bir kötülük gelince de, işte bu Musa ile yanındakilerin uğursuzluğu yüzünden, dediler. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır. Lâkin çoğu bunu bilmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | جَآءَتۡهُمُLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 3 | ٱلۡحَسَنَةُLemma: حَسَنَة | Edat + İsim | güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
| 4 | قَالُواْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 5 | لَنَا | Edat + İsim | bizim için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | هَٰذِهِۦۖLemma: ذا | Edat + İsim | İşte o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | تُصِبۡهُمۡLemma: أَصابَ | Fiil + İsim | isabet etti | صوب | isabet etmek; başa gelmek/uğramak; yönelmek |
| 9 | سَيِّئَةٞLemma: سَيِّئَة | İsim | kötülük, günah | سوأ | kötü olmak |
| 10 | يَطَّيَّرُواْLemma: اطَّيَّرْ | Fiil + İsim | uğursuz saymak | طير | kuş / uğur saymak |
| 11 | بِمُوسَىٰLemma: مُوسَى | Edat + İsim | Musa | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | وَمَنLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مَّعَهُۥٓۗLemma: مَع | İsim | ile beraber | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَلَآLemma: أَلا | Edat | dikkat! | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | إِنَّمَاLemma: إِنّ | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | طَـٰٓئِرُهُمۡLemma: طائِر | İsim | uğursuzlukları | طير | kuş / uğur saymak |
| 17 | عِندَLemma: عِند | İsim | yanında, katında | عند | yanında bulunmak |
| 18 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 19 | وَلَٰكِنَّLemma: و | Edat | fakat | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | أَكۡثَرَهُمۡLemma: أَكْثَر | İsim | çoğu, daha fazla | كثر | çoğalmak |
| 21 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.