Sûre 6 · Ayet 65
الأنعام
6. En'âm Suresi · 65. Ayet
قُلْ هُوَ ٱلْقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ ۗ ٱنظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ ﴿٦٥﴾
Kul huvel kadiru ala en yeb'ase aleykum azaben min fevkıkum ev min tahti erculikum ev yelbisakum şiyean ve yuzika ba'dakum be'se ba'dın unzur keyfe nusarriful ayati leallehum yefkahun.
De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 2 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلۡقَادِرُLemma: قادِر | Edat + İsim | takdir etti, gücü yetti | قدر | ölçmek, takdir etmek |
| 4 | عَلَىٰٓLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَبۡعَثَLemma: بَعَثَ | Fiil | gönderdi, diriltti | بعث | diriltmek, göndermek |
| 7 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | عَذَابٗاLemma: عَذاب | İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 9 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | فَوۡقِكُمۡLemma: فَوْق | İsim | üstünde | فوق | üst, yukarı |
| 11 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | تَحۡتِLemma: تَحْت | İsim | altında | تحت | alt, aşağı |
| 14 | أَرۡجُلِكُمۡLemma: رِجْل | İsim | erkek | رجل | adam, yürüme |
| 15 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | يَلۡبِسَكُمۡLemma: لَبَسْ | Fiil + İsim | giymek | لبس | giymek / örtmek / karıştırmak |
| 17 | شِيَعٗاLemma: شِيعَة | İsim | fırka | شيع | yayılmak / fırkalara ayrılmak |
| 18 | وَيُذِيقَLemma: أَذاقَ | Edat + Fiil | tattırmak | ذوق | tatmak |
| 19 | بَعۡضَكُمLemma: بَعْض | İsim | bazı | بعض | bir kısmı, parça |
| 20 | بَأۡسَLemma: بَأْس | İsim | savaş | بأس | şiddet, zorluk, azap |
| 21 | بَعۡضٍۗLemma: بَعْض | İsim | bazı | بعض | bir kısmı, parça |
| 22 | ٱنظُرۡLemma: نَظَرَ | Fiil | bakar | نظر | bakmak |
| 23 | كَيۡفَLemma: كَيْف | İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | نُصَرِّفُLemma: صَرَّفْ | Fiil | açıklarız | صرف | çevirmek / yön değiştirmek / uzaklaştırmak |
| 25 | ٱلۡأٓيَٰتِLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 26 | لَعَلَّهُمۡLemma: لَعَلّ | Edat + İsim | belki onlar, umarım onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 27 | يَفۡقَهُونَLemma: يَفْقَهُ | Fiil + İsim | anlamak, fıkıh | فقه | anlamak, fıkıh |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.