Sûre 51 · Ayet 29
الذاريات
51. Zâriyât Suresi · 29. Ayet
فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ ﴿٢٩﴾
Fe akbelet imraetuhu fi sarretin fesekket vechehe ve kalet acuzun akimun
Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl çocuğum olur?" dedi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَأَقۡبَلَتِLemma: أَقْبَلَ | Edat + Fiil | ilerledi | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 2 | ٱمۡرَأَتُهُۥLemma: امْرَأَت | İsim | eşi | مرأ | kişi/insan; kadın/eş |
| 3 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | صَرَّةٖLemma: صَرَّة | İsim | çığlık | صرر | ısrar etmek / şiddetli soğuk / çığlık |
| 5 | فَصَكَّتۡLemma: صَكَّتْ | Edat + Fiil | vurmak | صكك | vurmak / çarpmak |
| 6 | وَجۡهَهَاLemma: وَجْه | İsim | yüz | وجه | yönelmek |
| 7 | وَقَالَتۡLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 8 | عَجُوزٌLemma: عَجُوز | İsim | yaşlı kadın | عجز | aciz kalmak / güç yetirememek |
| 9 | عَقِيمٞLemma: عَقِيم | İsim | kısır | عقم | kısır, verimli olmayan, mahrum |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.