Sûre 5 · Ayet 27
المائدة
5. Mâide Suresi · 27. Ayet
۞ وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱبْنَىْ ءَادَمَ بِٱلْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ ٱلْـَٔاخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ ۖ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ ﴿٢٧﴾
Vetlu aleyhim nebee ibney ademe bil hakkı iz karreba kurbanen fe tukubbile min ehadihima ve lem yutekabbel minel ahar kale le aktulenneke kale innema yetekabbelullahu minel muttekın.
Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine): " Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞وَٱتۡلُLemma: تَلَى | Edat + Fiil | okudu, takip etti | تلو | takip etmek; okumak/tilavet etmek |
| 2 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | نَبَأَLemma: نَبَأ | İsim | haber | نبأ | haber vermek |
| 4 | ٱبۡنَيۡLemma: ابْن | İsim | oğul | بني | inşa etmek, kurmak |
| 5 | ءَادَمَLemma: آدَم | İsim | âdem | أدم | Âdem; insanın atası |
| 6 | بِٱلۡحَقِّLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 7 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | قَرَّبَاLemma: قَرَّبَ | Fiil + İsim | sundular | قرب | yaklaşmak |
| 9 | قُرۡبَانٗاLemma: قُرْبان | İsim | yakınlar | قرب | yaklaşmak |
| 10 | فَتُقُبِّلَLemma: تَقَبَّلَ | Edat + Fiil | kabul edildi | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 11 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أَحَدِهِمَاLemma: أَحَد | İsim | biri | أحد | birlik, teklik |
| 13 | وَلَمۡLemma: و | Edat | ve -medi | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | يُتَقَبَّلۡLemma: تَقَبَّلَ | Fiil | kabul edildi | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 15 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | ٱلۡأٓخَرِLemma: آخَر | Edat + İsim | başka, diğer | أخر | ertelemek, sonra olmak |
| 17 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 18 | لَأَقۡتُلَنَّكَۖLemma: قَتَلَ | Edat + Fiil + İsim | öldürür | قتل | öldürmek |
| 19 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 20 | إِنَّمَاLemma: إِنّ | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | يَتَقَبَّلُLemma: تَقَبَّلَ | Fiil | kabul eder | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 22 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 23 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | ٱلۡمُتَّقِينَLemma: مُتَّقي | Edat + İsim | Takva sahibi | وقي | korumak, sakınmak; takva |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.