Sûre 46 · Ayet 21
الأحقاف
46. Ahkâf Suresi · 21. Ayet
۞ وَٱذْكُرْ أَخَا عَادٍ إِذْ أَنذَرَ قَوْمَهُۥ بِٱلْأَحْقَافِ وَقَدْ خَلَتِ ٱلنُّذُرُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦٓ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّا ٱللَّهَ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ ﴿٢١﴾
Vezkür eha Adin iz enzere kavmehu bil ahkafi ve kad haletin nüzüru min beyni yedeyhi ve min halfihi ella ta'büdu illellahe inni ehafü aleyküm azabe yevmin azim
Ey Muhammed! Âd kavminin kardeşi Hud'u hatırla. Hani O, Ahkâf denilen yerde kavmini uyarmıştı. O'ndan önce ve sonra da nice peygamberler gelip geçmiştir. Hud, kavmine: "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Çünkü ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum." demişti
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞وَٱذۡكُرۡLemma: ذَكَرَ | Edat + Fiil | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 2 | أَخَاLemma: أَخ | İsim | kardeş | أخو | kardeşlik, yakınlık |
| 3 | عَادٍLemma: عاد | İsim | âd kavmi | عود | dönmek |
| 4 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | أَنذَرَLemma: أَنذَرَ | Fiil | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 6 | قَوۡمَهُۥLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 7 | بِٱلۡأَحۡقَافِLemma: أَحْقاف | Edat + İsim | ahkaf | حقف | kum tepesi; kıvrımlı kum yığını |
| 8 | وَقَدۡLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | خَلَتِLemma: خَلا | Fiil | geçip gitmek | خلو | geçip gitmek / boş kalmak / baş başa kalmak |
| 10 | ٱلنُّذُرُLemma: نَذِير | Edat + İsim | uyarıcı | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 11 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | بَيۡنِLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 13 | يَدَيۡهِLemma: يَد | İsim | el | يدي | el, güç |
| 14 | وَمِنۡLemma: و | Edat | ve -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | خَلۡفِهِۦٓLemma: خَلْف | İsim | arkalarından | خلف | arkada kalmak, ardından |
| 16 | أَلَّاLemma: أَن | Edat | ki ... değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | تَعۡبُدُوٓاْLemma: عَبَدَ | Fiil + İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 18 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 20 | إِنِّيٓLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz ben | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | أَخَافُLemma: خافَ | Fiil | korkar | خوف | korkmak |
| 22 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | عَذَابَLemma: عَذاب | İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 24 | يَوۡمٍLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 25 | عَظِيمٖLemma: عَظِيم | İsim | büyük | عظم | büyük olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.