Sûre 42 · Ayet 27
الشورى
42. Şûrâ Suresi · 27. Ayet
۞ وَلَوْ بَسَطَ ٱللَّهُ ٱلرِّزْقَ لِعِبَادِهِۦ لَبَغَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَـٰكِن يُنَزِّلُ بِقَدَرٍ مَّا يَشَآءُ ۚ إِنَّهُۥ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرٌۢ بَصِيرٌ ﴿٢٧﴾
Ve lev besetallahur rızka li ibadihi lebegav fil ardı ve lakin yunazzilu bi kaderin ma yeşau innehu bi ibadihi habirun basirun
Eğer Allah rızkı kullarına bol bol verseydi, mutlaka yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Fakat O dilediğini belli bir ölçüye göre indiriyor. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları hakkıyla görür
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞وَلَوۡLemma: و | Edat | velev | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | بَسَطَLemma: بَسَطَ | Fiil | genişletir | بسط | yaymak / genişletmek / bolluk vermek |
| 3 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | ٱلرِّزۡقَLemma: رِزْق | Edat + İsim | rızık | رزق | rızık vermek |
| 5 | لِعِبَادِهِۦLemma: عَبْد | Edat + İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 6 | لَبَغَوۡاْLemma: بَغَى | Edat + Fiil + İsim | azmak | بغي | istemek, aramak; haddi aşmak, azgınlık etmek |
| 7 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ٱلۡأَرۡضِLemma: أَرْض | Edat + İsim | yeryüzü | أرض | yeryüzü, toprak |
| 9 | وَلَٰكِنLemma: و | Edat | fakat | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يُنَزِّلُLemma: نَزَّلَ | Fiil | indirir | نزل | inmek, indirmek |
| 11 | بِقَدَرٖLemma: قَدَر | Edat + İsim | ölçüyle | قدر | ölçmek, takdir etmek |
| 12 | مَّاLemma: ما | İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | يَشَآءُۚLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 14 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | بِعِبَادِهِۦLemma: عَبْد | Edat + İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 16 | خَبِيرُۢLemma: خَبِير | İsim | haberdar | خبر | haber vermek |
| 17 | بَصِيرٞLemma: بَصِير | İsim | gören | بصر | görmek, basiret |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.