Sûre 42 · Ayet 24
الشورى
42. Şûrâ Suresi · 24. Ayet
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا ۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخْتِمْ عَلَىٰ قَلْبِكَ ۗ وَيَمْحُ ٱللَّهُ ٱلْبَـٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَـٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ ﴿٢٤﴾
Em yekuluneftera alallahi keziba. Fe in yeşeillahu yahtim ala kalbike ve yemhullahu'l-batıle ve yuhıkkul hakka bi kelimatih. İnnehu alimun bi zati's-sudur.
Yoksa onlar, senin hakkında: "Allah'a karşı yalan uydurdu." mu diyorlar? Eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler; batılı yok eder ve sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphesiz ki O kalplerde bulunan şeyleri hakkıyla bilir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَمۡLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَقُولُونَLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | ٱفۡتَرَىٰLemma: افْتَرَى | Fiil | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 4 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 6 | كَذِبٗاۖLemma: كَذِب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 7 | فَإِنLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | يَشَإِLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 9 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 10 | يَخۡتِمۡLemma: خَتَمَ | Fiil | mühürler | ختم | mühürlemek |
| 11 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | قَلۡبِكَۗLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 13 | وَيَمۡحُLemma: مَحَوْ | Edat + Fiil | silmek | محو | silmek / yok etmek |
| 14 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 15 | ٱلۡبَٰطِلَLemma: باطِل | Edat + İsim | batıl | بطل | batıl, boş |
| 16 | وَيُحِقُّLemma: يُحِقَّ | Edat + Fiil | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 17 | ٱلۡحَقَّLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 18 | بِكَلِمَٰتِهِۦٓۚLemma: كَلِمَة | Edat + İsim | kelime, söz | كلم | konuşmak |
| 19 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | عَلِيمُۢLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 21 | بِذَاتِLemma: ذُو | Edat + İsim | sahip olan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | ٱلصُّدُورِLemma: صَدْر | Edat + İsim | göğüs, sine | صدر | göğüs; ön taraf; ortaya çıkmak/yönelmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.