Sûre 41 · Ayet 47
فصلت
41. Fussilet Suresi · 47. Ayet
۞ إِلَيْهِ يُرَدُّ عِلْمُ ٱلسَّاعَةِ ۚ وَمَا تَخْرُجُ مِن ثَمَرَٰتٍ مِّنْ أَكْمَامِهَا وَمَا تَحْمِلُ مِنْ أُنثَىٰ وَلَا تَضَعُ إِلَّا بِعِلْمِهِۦ ۚ وَيَوْمَ يُنَادِيهِمْ أَيْنَ شُرَكَآءِى قَالُوٓا۟ ءَاذَنَّـٰكَ مَا مِنَّا مِن شَهِيدٍ ﴿٤٧﴾
İleyhi yuraddu ilmu essaati ve ma tahrucu min semeratin min ekmamiha ve ma tahmilu min unsa ve la teda'u illa biilmihi ve yevme yunadihim eyne şurakai kalu ezennake ma minna min şehidin.
Kıyamet zamanını bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: "Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, onlar: "Senin ortağın olduğuna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz." derler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞إِلَيۡهِLemma: إِلَى | Edat + İsim | ona | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يُرَدُّLemma: رَدَّ | Fiil | geri çevirdi | ردد | geri çevirmek |
| 3 | عِلۡمُLemma: عِلْم | İsim | i̇lim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 4 | ٱلسَّاعَةِۚLemma: ساعَة | Edat + İsim | saat | سوع | saat, zaman |
| 5 | وَمَاLemma: و | Edat | ve hiçbir | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | تَخۡرُجُLemma: خَرَجَ | Fiil | çıkar | خرج | çıkmak |
| 7 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ثَمَرَٰتٖLemma: ثَمَرَة | İsim | meyveler | ثمر | meyve vermek |
| 9 | مِّنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | أَكۡمَامِهَاLemma: أَكْمام | İsim | kılıflar | كمم | miktar, kaç, ne kadar, çok |
| 11 | وَمَاLemma: و | Edat | ve hiçbir | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | تَحۡمِلُLemma: حَمَلَ | Fiil | taşır | حمل | taşımak |
| 13 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أُنثَىٰLemma: أُنثَى | İsim | dişi | أنث | dişi; kadın/dişi cins |
| 15 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | تَضَعُLemma: وَضَعَ | Fiil | doğurmak | وضع | koymak / doğurmak |
| 17 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | بِعِلۡمِهِۦۚLemma: عِلْم | Edat + İsim | i̇lim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 19 | وَيَوۡمَLemma: يَوْم | Edat + İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 20 | يُنَادِيهِمۡLemma: نادَى | Fiil + İsim | seslenir | ندي | seslenmek/çağırmak; meclis/topluluk |
| 21 | أَيۡنَLemma: أَيْن | İsim | nerede | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | شُرَكَآءِيLemma: شَرِيك | İsim | ortak | شرك | ortak olmak, ortak koşmak |
| 23 | قَالُوٓاْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 24 | ءَاذَنَّـٰكَLemma: آذَن | Fiil + İsim | sana duyurduk | أذن | izin vermek |
| 25 | مَاLemma: ما | Edat | yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 26 | مِنَّاLemma: مِن | Edat + İsim | bizden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 27 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 28 | شَهِيدٖLemma: شَهِيد | — | şahit | شهد | şahitlik etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.