Sûre 41 · Ayet 20
فصلت
41. Fussilet Suresi · 20. Ayet
حَتَّىٰٓ إِذَا مَا جَآءُوهَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَأَبْصَـٰرُهُمْ وَجُلُودُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ﴿٢٠﴾
Hatta iza ma cauha şehide aleyhim sem'uhum ve ebsaruhum ve culuduhum bima kanu ya'melun
Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حَتَّىٰٓLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | جَآءُوهَاLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 5 | شَهِدَLemma: شَهِدَ | Fiil | şahitlik etti | شهد | şahitlik etmek |
| 6 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | سَمۡعُهُمۡLemma: سَمْع | İsim | işitir | سمع | işitmek |
| 8 | وَأَبۡصَٰرُهُمۡLemma: بَصَر | Edat + İsim | görme | بصر | görmek, basiret |
| 9 | وَجُلُودُهُمLemma: جُلُود | Edat + İsim | deriler | جلد | deri / kırbaçlamak |
| 10 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | كَانُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiler | كون | olmak, var olmak |
| 12 | يَعۡمَلُونَLemma: عَمِلَ | Fiil + İsim | yaparlar | عمل | iş yapmak, amel |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.