Sûre 40 · Ayet 18
غافر
40. Mü'min Suresi · 18. Ayet
وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْـَٔازِفَةِ إِذِ ٱلْقُلُوبُ لَدَى ٱلْحَنَاجِرِ كَـٰظِمِينَ ۚ مَا لِلظَّـٰلِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ ﴿١٨﴾
Ve enzirhum yevmel azifeti izil kulubu ledel hanaciri kazimin ma liz zalimine min hamimin ve la şefiın yuta.
Yaklaşmakta olan o felaket (kıyamet) gününü de onlara haber ver. O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmıştır, yutkunup dururlar. Zalimler için ne ısınacak bir dost vardır, ne de sözü dinlenecek bir şefaatçi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَنذِرۡهُمۡLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil + İsim | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 2 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 3 | ٱلۡأٓزِفَةِLemma: آزِفَة | Edat + İsim | yaklaşan saat | أزف | yaklaşmak; yaklaşan zaman |
| 4 | إِذِLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱلۡقُلُوبُLemma: قَلْب | Edat + İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 6 | لَدَىLemma: لَدَى | İsim | yanında | لدي | Kök var, açıklaması eksik. |
| 7 | ٱلۡحَنَاجِرِLemma: حَناجِر | Edat + İsim | boğazlar | حنجر | boğaz, gırtlak, boyun |
| 8 | كَٰظِمِينَۚLemma: كاظِم | İsim | öfkesini yenenler | كظم | öfkesini tutmak, kızdığını bastırmak, sabretmek, gizlemek |
| 9 | مَاLemma: ما | Edat | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | لِلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 11 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | حَمِيمٖLemma: حَمِيم | İsim | samimi dost | حمم | kaynar su; sıcaklık; yakın dost/hamîm bağlamı |
| 13 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | شَفِيعٖLemma: شَفِيع | İsim | şefaat | شفع | şefaat etmek / aracılık etmek |
| 15 | يُطَاعُLemma: يُطاعُ | Fiil | itaat etti | طوع | itaat etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.