Sûre 4 · Ayet 160
النساء
4. Nisâ Suresi · 160. Ayet
فَبِظُلْمٍ مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَـٰتٍ أُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ كَثِيرًا ﴿١٦٠﴾
Fe bi zulmin minellezine hadu harremna aleyhim tayyibatin uhillet lehum ve bi saddihim an sebilillahi kesira.
Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَبِظُلۡمٖLemma: ظُلْم | Edat + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 2 | مِّنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | هَادُواْLemma: هادُ | Fiil + İsim | yahudiler | هود | Yahudiler; dönmek/yönelmek |
| 5 | حَرَّمۡنَاLemma: حَرَّمَ | Fiil + İsim | haram kıldı | حرم | haram, kutsal |
| 6 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | طَيِّبَٰتٍLemma: طَيِّبَة | İsim | temiz şeyler | طيب | iyi ve temiz olmak |
| 8 | أُحِلَّتۡLemma: أَحَلَّ | Fiil | helal, çözmek | حلل | çözmek; serbest/helal olmak; konaklamak |
| 9 | لَهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | وَبِصَدِّهِمۡLemma: صَدّ | Edat + İsim | alıkoymak | صدد | engellemek |
| 11 | عَنLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | سَبِيلِLemma: سَبِيل | İsim | yol | سبل | yol |
| 13 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 14 | كَثِيرٗاLemma: كَثِير | İsim | çok, pek çok | كثر | çoğalmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.