Sûre 4 · Ayet 115
النساء
4. Nisâ Suresi · 115. Ayet
وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا ﴿١١٥﴾
Ve men yuşakıkır resule min ba'di ma tebeyyene lehul huda ve yettebi' gayre sebilil mu'minine nuvellihi ma tevella ve nuslihi cehenneme ve saet mesira.
Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَنLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يُشَاقِقِLemma: شاقُّ | Fiil | karşı çıkar | شقق | yarılmak / ayrılmak / zor gelmek |
| 3 | ٱلرَّسُولَLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 4 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | بَعۡدِLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 6 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | تَبَيَّنَLemma: تَبَيَّنَ | Fiil | belli oldu | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 8 | لَهُ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | ٱلۡهُدَىٰLemma: هُدًى | Edat + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 10 | وَيَتَّبِعۡLemma: اتَّبَعَ | Edat + Fiil | tabi oldu | تبع | uymak, tabi olmak |
| 11 | غَيۡرَLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 12 | سَبِيلِLemma: سَبِيل | İsim | yol | سبل | yol |
| 13 | ٱلۡمُؤۡمِنِينَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 14 | نُوَلِّهِۦLemma: وَلَّى | Fiil + İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 15 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | تَوَلَّىٰLemma: تَوَلَّى | Fiil | yüz çevirdi | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 17 | وَنُصۡلِهِۦLemma: أُصْلِي | Edat + Fiil + İsim | ve onu yakarız | صلي | ateşe girmek; yanmak; yakmak |
| 18 | جَهَنَّمَۖLemma: جَهَنَّم | İsim | cehennem | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | وَسَآءَتۡLemma: ساءَ | Edat + Fiil | onları üzer | سوأ | kötü olmak |
| 20 | مَصِيرًاLemma: مَصِير | İsim | varış yeri | صير | varmak / dönüşmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.