Sûre 39 · Ayet 18
الزمر
39. Zümer Suresi · 18. Ayet
ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ ﴿١٨﴾
Ellezinestemiunel kavle feyettebiune ahsenehu ulaikellezine hedahumullahu ve ulaike hum ulul elbabi
O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَسۡتَمِعُونَLemma: اسْتَمَعَ | Fiil + İsim | işitir | سمع | işitmek |
| 3 | ٱلۡقَوۡلَLemma: قَوْل | Edat + İsim | söz | قول | söylemek, söz |
| 4 | فَيَتَّبِعُونَLemma: اتَّبَعَ | Edat + Fiil + İsim | tabi oldu | تبع | uymak, tabi olmak |
| 5 | أَحۡسَنَهُۥٓۚLemma: أَحْسَن | İsim | daha güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
| 6 | أُوْلَـٰٓئِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | هَدَىٰهُمُLemma: هَدَى | Fiil + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 9 | ٱللَّهُۖLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 10 | وَأُوْلَـٰٓئِكَLemma: ذا | Edat + İsim | İşte onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | هُمۡ | İsim | onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أُوْلُواْLemma: ذُو | İsim | sahip olan | أول | ilk olmak, başlangıç; (أولو/أولات) sahip olanlar, -e sahip |
| 13 | ٱلۡأَلۡبَٰبِLemma: أَلْباب | Edat + İsim | akıl | لبب | kalp, zihni, akıl, iç |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.