Sûre 35 · Ayet 29
فاطر
35. Fâtır Suresi · 29. Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَـٰبَ ٱللَّهِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَـٰرَةً لَّن تَبُورَ ﴿٢٩﴾
İnnellezine yetlune kitaballahi ve ekamus salate ve enfeku mimma razaknahum sirran ve alaniyeten yercune ticaraten len tebur.
Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يَتۡلُونَLemma: تَلَى | Fiil + İsim | okudu, takip etti | تلو | takip etmek; okumak/tilavet etmek |
| 4 | كِتَٰبَLemma: كِتاب | İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 5 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 6 | وَأَقَامُواْLemma: أَقامَ | Edat + Fiil + İsim | ve ikame ederler | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 7 | ٱلصَّلَوٰةَLemma: صَلاة | Edat + İsim | namaz | صلو | salat, dua, namaz; Allah'a yöneliş/kulluk bağlamı |
| 8 | وَأَنفَقُواْLemma: أَنفَقَ | Edat + Fiil + İsim | harcarlar | نفق | harcamak; tükenmek/geçip gitmek; nifak/ikiyüzlülük bağlamı |
| 9 | مِمَّاLemma: ما | Edat + İsim | şeyden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | رَزَقۡنَٰهُمۡLemma: رَزَقَ | Fiil + İsim | onlara rızık verdik | رزق | rızık vermek |
| 11 | سِرّٗاLemma: سِرّ | İsim | gizlemek | سرر | gizlemek; sır; sevinç/mutluluk |
| 12 | وَعَلَانِيَةٗLemma: عَلانِيَة | Edat + İsim | açıklamak, aşikar | علن | açıklamak, aşikar |
| 13 | يَرۡجُونَLemma: يَرْجُوا۟ | Fiil + İsim | ummak | رجو | ummak |
| 14 | تِجَٰرَةٗLemma: تِجارَة | İsim | ticaret | تجر | ticaret yapmak; alışveriş; tüccarlık |
| 15 | لَّنLemma: لَن | Edat | asla, olmayacak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | تَبُورَLemma: يَبُورُ | Fiil | helak olmak | بور | helak olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.