Sûre 34 · Ayet 46
سبإ
34. Sebe' Suresi · 46. Ayet
۞ قُلْ إِنَّمَآ أَعِظُكُم بِوَٰحِدَةٍ ۖ أَن تَقُومُوا۟ لِلَّهِ مَثْنَىٰ وَفُرَٰدَىٰ ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۟ ۚ مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍ ۚ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ لَّكُم بَيْنَ يَدَىْ عَذَابٍ شَدِيدٍ ﴿٤٦﴾
Kul innema eızukum bi vahıdetin en tekumu lillahi mesna ve furada summe tetefekkeru ma bi sahibikum min cinnetin in huve illa nezirun lekum beyne yedey azabin şedid
De ki: "Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz." Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞قُلۡLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | إِنَّمَآLemma: إِنّ | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | أَعِظُكُمLemma: وَعَظْ | Fiil + İsim | öğüt vermek | وعظ | öğüt vermek |
| 4 | بِوَٰحِدَةٍۖLemma: واحِدَة | Edat + İsim | bir, tek | وحد | birlemek, tek |
| 5 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | تَقُومُواْLemma: قامَ | Fiil + İsim | kalkarsın | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 7 | لِلَّهِLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | مَثۡنَىٰLemma: مَثْنَى | İsim | ikişer | ثني | iki yapmak / katlamak / tekrarlamak |
| 9 | وَفُرَٰدَىٰLemma: فُرادَى | Edat + İsim | yalnız | فرد | ayırmak, tek, ayrı, münferit |
| 10 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | تَتَفَكَّرُواْۚLemma: يَتَفَكَّرُ | Fiil + İsim | düşünmek | فكر | düşünmek |
| 12 | مَاLemma: ما | Edat | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | بِصَاحِبِكُمLemma: صاحِب | Edat + İsim | arkadaş | صحب | eşlik etmek |
| 14 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | جِنَّةٍۚLemma: جِنَّة | İsim | cinnet | جنن | örtmek, gizlemek |
| 16 | إِنۡLemma: إِن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | نَذِيرٞLemma: نَذِير | İsim | uyarıcı | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 20 | لَّكُم | Edat + İsim | sizin için, size ait | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | بَيۡنَLemma: بَيْن | İsim | önce | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 22 | يَدَيۡLemma: يَد | İsim | önünde | يدي | el, güç |
| 23 | عَذَابٖLemma: عَذاب | İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 24 | شَدِيدٖLemma: شَدِيد | İsim | şiddetli | شدد | sert, şiddetli |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.