Sûre 33 · Ayet 45
الأحزاب
33. Ahzâb Suresi · 45. Ayet
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَـٰكَ شَـٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ﴿٤٥﴾
Ya eyyühennebiyyü inna erselnake şahiden ve mübeşşiran ve nezira.
Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَاLemma: أَيّ | Edat + İsim | ey | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 2 | ٱلنَّبِيُّLemma: نَبِيّ | Edat + İsim | peygamber | نبأ | haber vermek |
| 3 | إِنَّآLemma: إِنّ | Edat + İsim | muhakkak biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | أَرۡسَلۡنَٰكَLemma: أَرْسَلَ | Fiil + İsim | gönderir | رسل | göndermek, elçilik |
| 5 | شَٰهِدٗاLemma: شاهِد | İsim | şahitlik etti | شهد | şahitlik etmek |
| 6 | وَمُبَشِّرٗاLemma: مُبَشِّر | Edat + İsim | müjde | بشر | insan olmak, müjdelemek |
| 7 | وَنَذِيرٗاLemma: نَذِير | Edat + İsim | uyarıcı | نذر | uyarmak, korkutmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.