Sûre 33 · Ayet 18
الأحزاب
33. Ahzâb Suresi · 18. Ayet
۞ قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلْمُعَوِّقِينَ مِنكُمْ وَٱلْقَآئِلِينَ لِإِخْوَٰنِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا ۖ وَلَا يَأْتُونَ ٱلْبَأْسَ إِلَّا قَلِيلًا ﴿١٨﴾
Kad ya'lemullahül müavvikine minküm vel kailine li ihvanihim helümme ileyna ve la ye'tunel be'se illa kalila.
Şüphesiz Allah, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlardı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ۞قَدۡLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَعۡلَمُLemma: عَلِمَ | Fiil | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 3 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | ٱلۡمُعَوِّقِينَLemma: مُعَوِّق | Edat + İsim | alıkoymak | عوق | engel olmak, geciktirmek, alıkoymak, tutmak |
| 5 | مِنكُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | sizden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | وَٱلۡقَآئِلِينَLemma: قائِل | Edat + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 7 | لِإِخۡوَٰنِهِمۡLemma: أَخ | Edat + İsim | kardeş | أخو | kardeşlik, yakınlık |
| 8 | هَلُمَّLemma: هَلُمّ | İsim | gelmek | هلم | haydi, gel, gelin, hadi |
| 9 | إِلَيۡنَاۖLemma: إِلَى | Edat + İsim | bize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | يَأۡتُونَLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 12 | ٱلۡبَأۡسَLemma: بَأْس | Edat + İsim | savaş | بأس | şiddet, zorluk, azap |
| 13 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | قَلِيلًاLemma: قَلِيل | İsim | az, biraz | قلل | azaltmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.