Sûre 30 · Ayet 47
الروم
30. Rûm Suresi · 47. Ayet
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ ۖ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿٤٧﴾
Ve lekad erselna min kablike rusulen ila kavmihim fe cauhum bil beyyinati fentekamna minellezine ecramu ve kane hakkan aleyna nasrul muminin
Andolsun ki biz, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de, onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine günah işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım ise, bizim nezdimizde bir hak oldu
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدۡLemma: و | Edat | andolsun | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَرۡسَلۡنَاLemma: أَرْسَلَ | Fiil + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 3 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | قَبۡلِكَLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 5 | رُسُلًاLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 6 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | قَوۡمِهِمۡLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 8 | فَجَآءُوهُمLemma: جاءَ | Edat + Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 9 | بِٱلۡبَيِّنَٰتِLemma: بَيِّنَة | Edat + İsim | apaçık delil | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 10 | فَٱنتَقَمۡنَاLemma: انتَقَمْ | Edat + Fiil + İsim | intikam almak | نقم | intikam almak / hoşnutsuz olmak |
| 11 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | أَجۡرَمُواْۖLemma: أَجْرَمُ | Fiil + İsim | suçlular | جرم | suç işlemek |
| 14 | وَكَانَLemma: كانَ | Edat + Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 15 | حَقًّاLemma: حَقّ | İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 16 | عَلَيۡنَاLemma: عَلَى | Edat + İsim | bizim üzerimize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | نَصۡرُLemma: نَصْر | İsim | yardım etti | نصر | yardım etmek, zafer |
| 18 | ٱلۡمُؤۡمِنِينَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.