Sûre 3 · Ayet 8
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 8. Ayet
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ ﴿٨﴾
Rabbena la tuzig kulubena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke entel vehhabu
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | رَبَّنَاLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 2 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | تُزِغۡLemma: أَزاغَ | Fiil | saptırmak | زيغ | sapmak / eğrilmek |
| 4 | قُلُوبَنَاLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 5 | بَعۡدَLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 6 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | هَدَيۡتَنَاLemma: هَدَى | Fiil + İsim | hidayet etti | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
| 8 | وَهَبۡLemma: وَهَبَ | Edat + Fiil | bağışlamak | وهب | bağışlamak |
| 9 | لَنَا | Edat + İsim | bizim için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | لَّدُنكَLemma: لَدُن | İsim | katından | لدن | yanında, tarafından, huzurunda |
| 12 | رَحۡمَةًۚLemma: رَحْمَة | İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 13 | إِنَّكَLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَنتَ | İsim | sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱلۡوَهَّابُLemma: وَهّاب | Edat + İsim | çok bağışlayan | وهب | bağışlamak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.