Sûre 3 · Ayet 13
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 13. Ayet
قَدْ كَانَ لَكُمْ ءَايَةٌ فِى فِئَتَيْنِ ٱلْتَقَتَا ۖ فِئَةٌ تُقَـٰتِلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخْرَىٰ كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُم مِّثْلَيْهِمْ رَأْىَ ٱلْعَيْنِ ۚ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِۦ مَن يَشَآءُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّأُو۟لِى ٱلْأَبْصَـٰرِ ﴿١٣﴾
Kad kane leküm ayetün fi fieteyniltekat fietün tükatilü fi sebilillahi ve uhra kafiratün yeravnehüm misleyhim ra'yel ayn vallahu yüeyyidü bi nasrihi men yeşa' inne fi zalike le ibreten li ulil ebsar
Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَدۡLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 3 | لَكُمۡ | Edat + İsim | sizin için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ءَايَةٞLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 5 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | فِئَتَيۡنِLemma: فِئَة | İsim | topluluk | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱلۡتَقَتَاۖLemma: الْتَقَى | Fiil + İsim | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 8 | فِئَةٞLemma: فِئَة | İsim | topluluk | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | تُقَٰتِلُLemma: قاتَلَ | Fiil | savaşır | قتل | öldürmek |
| 10 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | سَبِيلِLemma: سَبِيل | İsim | yol | سبل | yol |
| 12 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 13 | وَأُخۡرَىٰLemma: آخَر | Edat + İsim | başka, diğer | أخر | ertelemek, sonra olmak |
| 14 | كَافِرَةٞLemma: كافِرَة | İsim | küfreder | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 15 | يَرَوۡنَهُمLemma: رَأَى | Fiil + İsim | görür | رأي | görmek, düşünmek |
| 16 | مِّثۡلَيۡهِمۡLemma: مِثْل | İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 17 | رَأۡيَLemma: رَأْى | İsim | görüş | رأي | görmek, düşünmek |
| 18 | ٱلۡعَيۡنِۚLemma: عَيْن | Edat + İsim | göz, kaynak | عين | göz, kaynak |
| 19 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 20 | يُؤَيِّدُLemma: أَيَّدَ | Fiil | destekler | أيد | güçlendirmek, yardım etmek, desteklemek, kuvvetlendirmek |
| 21 | بِنَصۡرِهِۦLemma: نَصْر | Edat + İsim | yardım etti | نصر | yardım etmek, zafer |
| 22 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | يَشَآءُۚLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 24 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 25 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 26 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 27 | لَعِبۡرَةٗLemma: عِبْرَة | Edat + İsim | ibret | عبر | geçmek / ibret almak / yorumlamak |
| 28 | لِّأُوْلِيLemma: ذُو | Edat + İsim | sahip olan | أول | ilk olmak, başlangıç; (أولو/أولات) sahip olanlar, -e sahip |
| 29 | ٱلۡأَبۡصَٰرِLemma: بَصَر | Edat + İsim | görme | بصر | görmek, basiret |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.