Sûre 3 · Ayet 120
آل عمران
3. Âl-i İmrân Suresi · 120. Ayet
إِن تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَإِن تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا۟ بِهَا ۖ وَإِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا ۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ ﴿١٢٠﴾
İn temseskum hasenetun tesu'hum ve in tusibkum seyyietun yefrahu biha ve in tasbiru ve tetteku la yedurrukum keyduhum şey'en innallahe bima ya'melune muhit
Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | تَمۡسَسۡكُمۡLemma: مَسَّ | Fiil + İsim | dokunur | مسس | dokunmak |
| 3 | حَسَنَةٞLemma: حَسَنَة | İsim | güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
| 4 | تَسُؤۡهُمۡLemma: ساءَ | Fiil + İsim | onları üzer | سوأ | kötü olmak |
| 5 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | تُصِبۡكُمۡLemma: أَصابَ | Fiil + İsim | isabet etti | صوب | isabet etmek; başa gelmek/uğramak; yönelmek |
| 7 | سَيِّئَةٞLemma: سَيِّئَة | İsim | kötülük, günah | سوأ | kötü olmak |
| 8 | يَفۡرَحُواْLemma: فَرِحَ | Fiil + İsim | sevinmek | فرح | sevinmek |
| 9 | بِهَاۖ | Edat + İsim | onunla (dişil) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | تَصۡبِرُواْLemma: صَبَرَ | Fiil + İsim | sabır | صبر | sabretmek |
| 12 | وَتَتَّقُواْLemma: اتَّقَى | Edat + Fiil + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 13 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | يَضُرُّكُمۡLemma: يَضُرَّ | Fiil + İsim | zarar vermek | ضرر | zarar vermek |
| 15 | كَيۡدُهُمۡLemma: كَيْد | İsim | tuzak | كيد | tuzak kurmak |
| 16 | شَيۡـًٔاۗLemma: شَىْء | İsim | şey, bir şey | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 17 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 19 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | يَعۡمَلُونَLemma: عَمِلَ | Fiil + İsim | yaparlar | عمل | iş yapmak, amel |
| 21 | مُحِيطٞLemma: مُحِيط | İsim | kuşatmak | حوط | kuşatmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.