Sûre 28 · Ayet 25
القصص
28. Kasas Suresi · 25. Ayet
فَجَآءَتْهُ إِحْدَىٰهُمَا تَمْشِى عَلَى ٱسْتِحْيَآءٍ قَالَتْ إِنَّ أَبِى يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ أَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَا ۚ فَلَمَّا جَآءَهُۥ وَقَصَّ عَلَيْهِ ٱلْقَصَصَ قَالَ لَا تَخَفْ ۖ نَجَوْتَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ ﴿٢٥﴾
Fe caet hu ıhdahuma temşi ala istihyain kalet inne ebi yed'uke li yecziyeke ecra ma sekayte lena fe lemma cae hu ve kassa aleyhil kasasa kale la tehaf necevte minel kavmiz zalimin
Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi. "Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor." Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o, "korkma, o zalim kavimden kurtuldun"dedi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَجَآءَتۡهُLemma: جاءَ | Edat + Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 2 | إِحۡدَىٰهُمَاLemma: إِحْدَى | İsim | biri | أحد | birlik, teklik |
| 3 | تَمۡشِيLemma: مَشَ | Fiil | yürür | مشي | yürümek |
| 4 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱسۡتِحۡيَآءٖLemma: اسْتِحْياء | İsim | haya | حيي | yaşamak, hayat |
| 6 | قَالَتۡLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 7 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | أَبِيLemma: أَب | İsim | baba | أبو | baba, ata |
| 9 | يَدۡعُوكَLemma: دَعا | Fiil + İsim | seni çağırır | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 10 | لِيَجۡزِيَكَLemma: جَزَى | Edat + Fiil + İsim | ceza verdi, karşılık verdi | جزي | karşılık vermek, ceza |
| 11 | أَجۡرَLemma: أَجْر | İsim | ecir | أجر | ücret, ecir, karşılık, ödül |
| 12 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | سَقَيۡتَLemma: سَقَى | Fiil + İsim | sulamak | سقي | su vermek / içirmek / sulamak |
| 14 | لَنَاۚ | Edat + İsim | mukattaa harfi | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | فَلَمَّاLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | جَآءَهُۥLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 17 | وَقَصَّLemma: قَصَّ | Edat + Fiil | kıssa, hikaye | قصص | takip etmek/iz sürmek; anlatmak; kıssa/hikâye |
| 18 | عَلَيۡهِLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱلۡقَصَصَLemma: قَصَص | Edat + İsim | kıssa, hikaye | قصص | takip etmek/iz sürmek; anlatmak; kıssa/hikâye |
| 20 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 21 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | تَخَفۡۖLemma: خافَ | Fiil | korkar | خوف | korkmak |
| 23 | نَجَوۡتَLemma: نَجا | Fiil + İsim | kurtuldun | نجو | kurtulmak |
| 24 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 25 | ٱلۡقَوۡمِLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 26 | ٱلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.