Sûre 28 · Ayet 10
القصص
28. Kasas Suresi · 10. Ayet
وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَـٰرِغًا ۖ إِن كَادَتْ لَتُبْدِى بِهِۦ لَوْلَآ أَن رَّبَطْنَا عَلَىٰ قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ﴿١٠﴾
Ve asbeha fuadu ummi musa fariğan in kadet le tubdi bihi levla en rabatna ala kalbiha li tekune minel mu'minin
Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَصۡبَحَLemma: أَصْبَحَ | Edat + Fiil | oldunuz | صبح | sabah, aydınlık |
| 2 | فُؤَادُLemma: فُؤاد | İsim | kalpleri | فأد | kalp, gönül, yürek |
| 3 | أُمِّLemma: أُمّ | İsim | anne | أمم | topluluk, ümmet |
| 4 | مُوسَىٰLemma: مُوسَى | İsim | Musa | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | فَٰرِغًاۖLemma: فارِغ | İsim | boş | فرغ | boşalmak / dökmek / yönelmek |
| 6 | إِنLemma: إِن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | كَادَتۡLemma: كادَ | Fiil | neredeyse | كود | neredeyse olmak / az kalsın yapmak |
| 8 | لَتُبۡدِيLemma: يُبْدِيَ | Edat + Fiil | açığa çıkarmak | بدو | açığa çıkmak / görünmek / ortaya belirmek |
| 9 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | لَوۡلَآLemma: لَوْلا | Edat | keşke, olmasaydı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | رَّبَطۡنَاLemma: رَبَطْ | Fiil + İsim | bağlamak | ربط | bağlamak / sağlamlaştırmak |
| 13 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | قَلۡبِهَاLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 15 | لِتَكُونَLemma: كانَ | Edat + Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 16 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱلۡمُؤۡمِنِينَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.