Sûre 27 · Ayet 12
النمل
27. Neml Suresi · 12. Ayet
وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ۖ فِى تِسْعِ ءَايَـٰتٍ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِۦٓ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ ﴿١٢﴾
Ve edhıl yedeke fi ceybike tahruc beydae min gayri suin fi tis'ı ayatin ila fir'avne ve kavmihi innehüm kanu kavmen fasikın
Elini koynuna sok; kusursuz bembeyaz çıkacaktır. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git), çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَدۡخِلۡLemma: أُدْخِلَ | Edat + Fiil | girer | دخل | girmek |
| 2 | يَدَكَLemma: يَد | İsim | el | يدي | el, güç |
| 3 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | جَيۡبِكَLemma: جَيْب | İsim | göğüs yakaları | جيب | yaka/göğüs açıklığı; cep |
| 5 | تَخۡرُجۡLemma: خَرَجَ | Fiil | çıkar | خرج | çıkmak |
| 6 | بَيۡضَآءَLemma: أَبْيَض | İsim | beyaz | بيض | beyaz olmak |
| 7 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | غَيۡرِLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 9 | سُوٓءٖۖLemma: سُوء | İsim | kötülük | سوأ | kötü olmak |
| 10 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | تِسۡعِLemma: تِسْع | İsim | dokuz | تسع | dokuz; dokuzuncu |
| 12 | ءَايَٰتٍLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 13 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | -e, -a doğru | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | فِرۡعَوۡنَLemma: فِرْعَوْن | İsim | firavun | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | وَقَوۡمِهِۦٓۚLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 16 | إِنَّهُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | كَانُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiler | كون | olmak, var olmak |
| 18 | قَوۡمٗاLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 19 | فَٰسِقِينَLemma: فاسِق | İsim | fasık | فسق | sapıtmak, fasıklık |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.