Sûre 21 · Ayet 84
الأنبياء
21. Enbiyâ Suresi · 84. Ayet
فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَكَشَفْنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرٍّ ۖ وَءَاتَيْنَـٰهُ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَـٰبِدِينَ ﴿٨٤﴾
Biz de ona icabet ettik. Ve ondaki derdi giderdik. Ve ona ailesini ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik. Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olarak.
Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَٱسۡتَجَبۡنَاLemma: اسْتَجابَ | Edat + Fiil + İsim | cevap vermek | جوب | yarıp geçmek |
| 2 | لَهُۥ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | فَكَشَفۡنَاLemma: كَشَفَ | Edat + Fiil + İsim | gidermek | كشف | açmak / gidermek |
| 4 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ضُرّٖۖLemma: ضُرّ | İsim | zarar | ضرر | zarar vermek |
| 8 | وَءَاتَيۡنَٰهُLemma: آتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 9 | أَهۡلَهُۥLemma: أَهْل | İsim | ehil, sahip | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 10 | وَمِثۡلَهُمLemma: مِثْل | Edat + İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 11 | مَّعَهُمۡLemma: مَع | İsim | ile beraber | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | رَحۡمَةٗLemma: رَحْمَة | İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 13 | مِّنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | عِندِنَاLemma: عِند | İsim | yanında, katında | عند | yanında bulunmak |
| 15 | وَذِكۡرَىٰLemma: ذِكْرَى | Edat + İsim | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 16 | لِلۡعَٰبِدِينَLemma: عابِد | Edat + İsim | ibadet edenler | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.