Sûre 20 · Ayet 61
طه
20. Tâhâ Suresi · 61. Ayet
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ ﴿٦١﴾
Kale lehum Musa veylakum la tefteru alellahi keziben fe yühsitekum bi azabin ve kad habe meniftera
Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydur mayın. Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah'a) iftira eden hüsrana uğramıştır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | لَهُم | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | مُّوسَىٰLemma: مُوسَى | İsim | Musa | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | وَيۡلَكُمۡLemma: وَيْل | İsim | vay halinize, yazık olsun size | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | تَفۡتَرُواْLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 7 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 9 | كَذِبٗاLemma: كَذِب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 10 | فَيُسۡحِتَكُمLemma: يُسْحِتَ | Edat + Fiil + İsim | yok etmek, mahvetmek, silmek | سحت | helak etmek |
| 11 | بِعَذَابٖۖLemma: عَذاب | Edat + İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 12 | وَقَدۡLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | خَابَLemma: خابَ | Fiil | hüsrana uğramak | خيب | aksatmak |
| 14 | مَنِLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱفۡتَرَىٰLemma: افْتَرَى | Fiil | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.