Sûre 20 · Ayet 58
طه
20. Tâhâ Suresi · 58. Ayet
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى ﴿٥٨﴾
Fe le ne'tiyenneke bi sıhrin mislihi fec'al beynena ve beyneke mev'ıden la nuhlifuhu nahnu ve la ente mekanen suven
O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَنَأۡتِيَنَّكَLemma: أَتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 2 | بِسِحۡرٖLemma: سِحْر | Edat + İsim | sihir | سحر | büyü yapmak; seher vakti |
| 3 | مِّثۡلِهِۦLemma: مِثْل | İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 4 | فَٱجۡعَلۡLemma: جَعَلَ | Edat + Fiil | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 5 | بَيۡنَنَاLemma: بَيْن | İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 6 | وَبَيۡنَكَLemma: بَيْن | Edat + İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 7 | مَوۡعِدٗاLemma: مَوْعِد | İsim | randevu | وعد | söz vermek |
| 8 | لَّاLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | نُخۡلِفُهُۥLemma: أَخْلَفُ | Fiil + İsim | başarısız olmak | خلف | arkada kalmak, ardından |
| 10 | نَحۡنُLemma: نَحْنُ | İsim | biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | وَلَآLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أَنتَ | İsim | sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مَكَانٗاLemma: مَكان | İsim | yer | كون | olmak, var olmak |
| 14 | سُوٗىLemma: سُوًى | İsim | eşit, düz | سوي | düzgün olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.