Sûre 20 · Ayet 39
طه
20. Tâhâ Suresi · 39. Ayet
أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ ۚ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ ﴿٣٩﴾
Enikzifihi fit tabuti fekzifihi fil yemmi felyülkihil yemmu bis sahili yehuzhü adüvvün li ve adüvvün lehu ve elkaytü aleyke mehabbeten minni ve litusnea ala ayni
Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın." Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa)
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَنِLemma: أَن | Edat | ki | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱقۡذِفِيهِLemma: قَذَفَ | Fiil + İsim | atmak | قذف | atmak / fırlatmak |
| 3 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلتَّابُوتِLemma: تابُوت | Edat + İsim | sandık, kutu, lahit | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | فَٱقۡذِفِيهِLemma: قَذَفَ | Edat + Fiil + İsim | atmak | قذف | atmak / fırlatmak |
| 6 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱلۡيَمِّLemma: يَمّ | Edat + İsim | nehir | يمم | yönelmek / teyemmüm etmek |
| 8 | فَلۡيُلۡقِهِLemma: أَلْقَى | Edat + Fiil + İsim | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 9 | ٱلۡيَمُّLemma: يَمّ | Edat + İsim | nehir | يمم | yönelmek / teyemmüm etmek |
| 10 | بِٱلسَّاحِلِLemma: ساحِل | Edat + İsim | kıyı | سحل | sürüklemek, çekmek, sürüyüp götürmek, hızlıca çekmek |
| 11 | يَأۡخُذۡهُLemma: أَخَذَ | Fiil + İsim | alır | أخذ | almak |
| 12 | عَدُوّٞLemma: عَدُوّ | İsim | düşman | عدو | düşmanlık etmek; sınırı aşmak; saldırmak |
| 13 | لِّي | Edat + İsim | bana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | وَعَدُوّٞLemma: عَدُوّ | Edat + İsim | düşman | عدو | düşmanlık etmek; sınırı aşmak; saldırmak |
| 15 | لَّهُۥۚ | Edat + İsim | cevap ona, onun için, onu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | وَأَلۡقَيۡتُLemma: أَلْقَى | Edat + Fiil + İsim | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 17 | عَلَيۡكَLemma: عَلَى | Edat + İsim | senin üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | مَحَبَّةٗLemma: مَحَبَّة | İsim | sevmek | حبب | sevmek |
| 19 | مِّنِّيLemma: مِن | Edat + İsim | benden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | وَلِتُصۡنَعَLemma: صَنَعُ | Edat + Fiil | yetiştirilmen | صنع | yapmak / üretmek |
| 21 | عَلَىٰLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | عَيۡنِيٓLemma: عَيْن | İsim | göz, kaynak | عين | göz, kaynak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.