Sûre 2 · Ayet 71
البقرة
2. Bakara Suresi · 71. Ayet
قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا ذَلُولٌ تُثِيرُ ٱلْأَرْضَ وَلَا تَسْقِى ٱلْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَّا شِيَةَ فِيهَا ۚ قَالُوا۟ ٱلْـَٔـٰنَ جِئْتَ بِٱلْحَقِّ ۚ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا۟ يَفْعَلُونَ ﴿٧١﴾
Kale innehu yekulu inneha bakaratun la zelulun tusirul arda vela teskıl harse musellemetun la şiyete fiha kalul ane ci'te bil hakkı fezebehuha vema kadu yef'alun.
Musa, "Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun." dediler. Nihayet onu bulup boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يَقُولُLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 4 | إِنَّهَاLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | بَقَرَةٞLemma: بَقَرَة | İsim | inek | بقر | sığır, inek, hayvan |
| 6 | لَّاLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ذَلُولٞLemma: ذَلُول | İsim | uysal | ذلل | boyun eğdirmek / alçaltmak / uysal kılmak |
| 8 | تُثِيرُLemma: أَثارُ | Fiil | sürmek | ثور | kabartmak / sürmek / harekete geçirmek |
| 9 | ٱلۡأَرۡضَLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 10 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | تَسۡقِيLemma: سَقَى | Fiil | sulamak | سقي | su vermek / içirmek / sulamak |
| 12 | ٱلۡحَرۡثَLemma: حَرْث | Edat + İsim | ekin | حرث | ekin ekmek |
| 13 | مُسَلَّمَةٞLemma: مُسَلَّمَة | İsim | sağlam | سلم | barış, selam, teslimiyet, esenlik |
| 14 | لَّاLemma: لا | Edat | hayır/değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | شِيَةَLemma: شِيَة | İsim | leke | وشي | dönerken taşıyan, işleme, nakış |
| 16 | فِيهَاۚLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | قَالُواْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 18 | ٱلۡـَٰٔنَLemma: آن | Edat + İsim | şimdi | أون | zaman/vakit; süre |
| 19 | جِئۡتَLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 20 | بِٱلۡحَقِّۚLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 21 | فَذَبَحُوهَاLemma: ذُبِحَ | Edat + Fiil + İsim | kesmek | ذبح | kesmek / boğazlamak |
| 22 | وَمَاLemma: و | Edat | ve güçlükle | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | كَادُواْLemma: كادَ | Fiil + İsim | neredeyse | كود | neredeyse olmak / az kalsın yapmak |
| 24 | يَفۡعَلُونَLemma: فَعَلَ | Fiil + İsim | yapar | فعل | yapmak, fiil |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.