Sûre 2 · Ayet 14
البقرة
2. Bakara Suresi · 14. Ayet
وَإِذَا لَقُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَوْا۟ إِلَىٰ شَيَـٰطِينِهِمْ قَالُوٓا۟ إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِءُونَ ﴿١٤﴾
Ve iza lekulleziyne amenu kalu amenna ve iza halev ila şeyatinihim kalu inna meakum innema nahnu mustehziun
Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz, sizinle beraberiz, biz sadece (onlarla) alay ediyoruz." derler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | لَقُواْLemma: لَقُ | Fiil + İsim | karşılaşma | لقي | karşılaşmak |
| 3 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ءَامَنُواْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | iman ettiler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 5 | قَالُوٓاْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 6 | ءَامَنَّاLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 7 | وَإِذَاLemma: إِذا | Edat + İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | خَلَوۡاْLemma: خَلا | Fiil + İsim | geçip gitmek | خلو | geçip gitmek / boş kalmak / baş başa kalmak |
| 9 | إِلَىٰLemma: إِلَى | Edat | ile | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | شَيَٰطِينِهِمۡLemma: شَيْطان | İsim | şeytan | شطن | şeytan, uzaklık |
| 11 | قَالُوٓاْLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 12 | إِنَّاLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مَعَكُمۡLemma: مَع | İsim | ile beraber | معي | beraberlik, eşlik; birlikte bulunma |
| 14 | إِنَّمَاLemma: إِنّ | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | نَحۡنُLemma: نَحْنُ | İsim | biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | مُسۡتَهۡزِءُونَLemma: مُسْتَهْزِء | İsim | alay etmek | هزأ | alay etmek, eğlenmek, alaycı davranmak, istihza etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.