Sûre 2 · Ayet 129
البقرة
2. Bakara Suresi · 129. Ayet
رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ﴿١٢٩﴾
Rabbena veb'as fihim rasulen minhum yetlu aleyhim ayatike ve yuallimuhumul kitabe vel hikmete ve yuzekkihim inneke entel azizul hakim
Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | رَبَّنَاLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 2 | وَٱبۡعَثۡLemma: بَعَثَ | Edat + Fiil | gönderdi, diriltti | بعث | diriltmek, göndermek |
| 3 | فِيهِمۡLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | رَسُولٗاLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 5 | مِّنۡهُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | onlardan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَتۡلُواْLemma: تَلَى | Fiil | okudu, takip etti | تلو | takip etmek; okumak/tilavet etmek |
| 7 | عَلَيۡهِمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | onlar üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ءَايَٰتِكَLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 9 | وَيُعَلِّمُهُمُLemma: عَلَّمَ | Edat + Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 10 | ٱلۡكِتَٰبَLemma: كِتاب | Edat + İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 11 | وَٱلۡحِكۡمَةَLemma: حِكْمَة | Edat + İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
| 12 | وَيُزَكِّيهِمۡۖLemma: زَكَّى | Edat + Fiil + İsim | temiz, arı | زكو | arınmak, zekat |
| 13 | إِنَّكَLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَنتَ | İsim | sen | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱلۡعَزِيزُLemma: عَزِيز | Edat + İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 16 | ٱلۡحَكِيمُLemma: حَكِيم | Edat + İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.