Sûre 2 · Ayet 118
البقرة
2. Bakara Suresi · 118. Ayet
وَقَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا ٱللَّهُ أَوْ تَأْتِينَآ ءَايَةٌ ۗ كَذَٰلِكَ قَالَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّثْلَ قَوْلِهِمْ ۘ تَشَـٰبَهَتْ قُلُوبُهُمْ ۗ قَدْ بَيَّنَّا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ ﴿١١٨﴾
Ve kalellezine la ya'lemune levla yukellimunallahu ev tetina ayetun kezalike kalellezine min kablihim misle kavlihim teşabehet kulubuhum kad beyyennel ayati li kavmin yukınun
Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَقَالَLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | يَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 5 | لَوۡلَاLemma: لَوْلا | Edat | keşke, olmasaydı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يُكَلِّمُنَاLemma: كَلَّمَ | Fiil + İsim | konuşmak | كلم | konuşmak |
| 7 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | تَأۡتِينَآLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 10 | ءَايَةٞۗLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 11 | كَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 13 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | قَبۡلِهِمLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 16 | مِّثۡلَLemma: مِثْل | İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 17 | قَوۡلِهِمۡۘLemma: قَوْل | İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 18 | تَشَٰبَهَتۡLemma: تَشابَهَ | Fiil | benzemek | شبه | benzemek / benzetmek |
| 19 | قُلُوبُهُمۡۗLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 20 | قَدۡLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | بَيَّنَّاLemma: بَيَّنُ | Fiil + İsim | arasında | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 22 | ٱلۡأٓيَٰتِLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 23 | لِقَوۡمٖLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 24 | يُوقِنُونَLemma: يُوقِنُ | Fiil + İsim | kesin inanırlar | يقن | kesin bilmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.