Sûre 19 · Ayet 61
مريم
19. Meryem Suresi · 61. Ayet
جَنَّـٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَـٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّا ﴿٦١﴾
Cennati adninilleti veader rahmanu ibadehu bil gaybi innehu kane va'duhu metiyyen
O cennet, Rahmân (olan Allah)ın kullarına görmedikleri halde vadettiği "Adn" cennetleridir. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | جَنَّـٰتِLemma: جَنَّة | İsim | cennet | جنن | örtmek, gizlemek |
| 2 | عَدۡنٍLemma: عَدْن | İsim | adn | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلَّتِيLemma: الَّذِي | İsim | ki o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | وَعَدَLemma: وَعَدَ | Fiil | vaat etti | وعد | söz vermek |
| 5 | ٱلرَّحۡمَٰنُLemma: رَحْمٰن | Edat + İsim | rahman | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 6 | عِبَادَهُۥLemma: عَبْد | İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 7 | بِٱلۡغَيۡبِۚLemma: غَيْب | Edat + İsim | gayb | غيب | gizli kalmak |
| 8 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 10 | وَعۡدُهُۥLemma: وَعْد | İsim | vaat etti | وعد | söz vermek |
| 11 | مَأۡتِيّٗاLemma: مَأْتِيّ | İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.