Sûre 19 · Ayet 41
مريم
19. Meryem Suresi · 41. Ayet
وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَـٰبِ إِبْرَٰهِيمَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا ﴿٤١﴾
Vezkur fil kitabi ibrahime innehu kâne sıddikan nebiyya
Kur'ân'da İbrahim'i(n kıssasını da) an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَٱذۡكُرۡLemma: ذَكَرَ | Edat + Fiil | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 2 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلۡكِتَٰبِLemma: كِتاب | Edat + İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 4 | إِبۡرَٰهِيمَۚLemma: إِبْراهِيم | İsim | İbrahim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 7 | صِدِّيقٗاLemma: صِدِّيق | İsim | doğru söylemek | صدق | doğru söylemek |
| 8 | نَّبِيًّاLemma: نَبِيّ | İsim | peygamber | نبأ | haber vermek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.