Sûre 19 · Ayet 39
مريم
19. Meryem Suresi · 39. Ayet
وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ﴿٣٩﴾
Ve enzirhum yevmel hasreti iz kudiyel emru ve hum fi gafletin ve hum la yu'minun
(Ey Muhammed!) İnsanların pişmanlık duyacağı ve işin bitmiş olacağı (kıyamet) günü ile onları uyar. Onlar hâlâ gaflet içindedirler, onlar iman etmezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَأَنذِرۡهُمۡLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil + İsim | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 2 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 3 | ٱلۡحَسۡرَةِLemma: حَسْرَة | Edat + İsim | pişmanlık | حسر | pişman olmak / tükenmek |
| 4 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | قُضِيَLemma: قَضَى | Fiil | hükmedildi | قضي | hükmetmek, karar |
| 6 | ٱلۡأَمۡرُLemma: أَمْر | Edat + İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 7 | وَهُمۡ | Edat + İsim | ve onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | غَفۡلَةٖLemma: غَفْلَة | İsim | gaflet | غفل | gafil olmak / habersiz kalmak |
| 10 | وَهُمۡ | Edat + İsim | ve onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يُؤۡمِنُونَLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.