Sûre 19 · Ayet 30
مريم
19. Meryem Suresi · 30. Ayet
قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَـٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا ﴿٣٠﴾
Kale inni abdullahi etaniyel kitabe ve cealeni nebiyya
(Allah'ın bir mucizesi olarak İsa şöyle) dedi: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | إِنِّيLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz ben | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | عَبۡدُLemma: عَبْد | İsim | kul | عبد | ibadet etmek, kulluk etmek; kul |
| 4 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 5 | ءَاتَىٰنِيَLemma: آتَى | Fiil + İsim | bana verdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 6 | ٱلۡكِتَٰبَLemma: كِتاب | Edat + İsim | kitap | كتب | yazmak, kitap, farz kılmak |
| 7 | وَجَعَلَنِيLemma: جَعَلَ | Edat + Fiil + İsim | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 8 | نَبِيّٗاLemma: نَبِيّ | İsim | peygamber | نبأ | haber vermek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.