Sûre 18 · Ayet 44
الكهف
18. Kehf Suresi · 44. Ayet
هُنَالِكَ ٱلْوَلَـٰيَةُ لِلَّهِ ٱلْحَقِّ ۚ هُوَ خَيْرٌ ثَوَابًا وَخَيْرٌ عُقْبًا ﴿٤٤﴾
Hunalikel velayetü lillahil hakkı huve hayrun sevaben ve hayrun ukben
İşte burada yardım, yalnız hak olan Allah'a aittir. O'nun verdiği mükâfat da daha hayırlıdır, netice de daha hayırlıdır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | هُنَالِكَLemma: هُنالِك | İsim + Edat | orada | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلۡوَلَٰيَةُLemma: وَلايَت | Edat + İsim | dost, veli | ولي | yakın olmak, korumak; veli |
| 3 | لِلَّهِLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | ٱلۡحَقِّۚLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 5 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | خَيۡرٞLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 7 | ثَوَابٗاLemma: ثَواب | İsim | sevap | ثوب | karşılık/ödül; elbise/giysi |
| 8 | وَخَيۡرٌLemma: خَيْر | Edat + İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 9 | عُقۡبٗاLemma: عُقْب | İsim | akıbet, son | عقب | ardından gelmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.