Sûre 16 · Ayet 26
النحل
16. Nahl Suresi · 26. Ayet
قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَـٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ ﴿٢٦﴾
Kad mekerallezine min kablihim fe atallahu bunyanehum minel kavaidi fe harra aleyhimus sakfu min fevkihim ve etahumul azabu min hayşu la yeş'urun
Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَدۡLemma: قَد | Edat | muhakkak, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | مَكَرَLemma: مَكَرَ | Fiil | tuzak kurar | مكر | tuzak kurmak |
| 3 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | قَبۡلِهِمۡLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 6 | فَأَتَىLemma: أَتَى | Edat + Fiil | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 7 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | بُنۡيَٰنَهُمLemma: بُنْيان | İsim | binaları | بني | inşa etmek, kurmak |
| 9 | مِّنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱلۡقَوَاعِدِLemma: قَواعِد | Edat + İsim | temeller | قعد | oturmak / geri durmak / temel olmak |
| 11 | فَخَرَّLemma: خَرَّ | Edat + Fiil | düşer | خرر | düşmek / yere kapanmak |
| 12 | عَلَيۡهِمُLemma: عَلَى | Edat + İsim | onların üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | ٱلسَّقۡفُLemma: سَقْف | Edat + İsim | çatı | سقف | tavan; çatı; üst örtü |
| 14 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | فَوۡقِهِمۡLemma: فَوْق | İsim | üstünde | فوق | üst, yukarı |
| 16 | وَأَتَىٰهُمُLemma: أَتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 17 | ٱلۡعَذَابُLemma: عَذاب | Edat + İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 18 | مِنۡLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | حَيۡثُLemma: حَيْث | İsim | nerede, -diği yerde | حيث | nerede, her yerde, bulunduğu yer |
| 20 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | يَشۡعُرُونَLemma: يَشْعُرُ | Fiil + İsim | fark etmek | شعر | sezmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.