Sûre 16 · Ayet 27
النحل
16. Nahl Suresi · 27. Ayet
ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَـٰٓقُّونَ فِيهِمْ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ ﴿٢٧﴾
Summe yevmel kiyameti yuhzihim ve yekulu eyne şurakaiyellezine kuntum tuşakkune fihim kalellezine utul ilme innel hizyel yevme ves sue alel kafirin
Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani uğrunda müminlere karşı düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Şüphesiz bugünün rezilliği ve kötülüğü kâfirleredir." diyeceklerdir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 3 | ٱلۡقِيَٰمَةِLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 4 | يُخۡزِيهِمۡLemma: أَخْزَيْ | Fiil + İsim | rezil etmek | خزي | rezil olmak / aşağılanmak |
| 5 | وَيَقُولُLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 6 | أَيۡنَLemma: أَيْن | İsim | nerede | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | شُرَكَآءِيَLemma: شَرِيك | İsim | ortak | شرك | ortak olmak, ortak koşmak |
| 8 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | كُنتُمۡLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiniz | كون | olmak, var olmak |
| 10 | تُشَـٰٓقُّونَLemma: شاقُّ | Fiil + İsim | karşı çıkar | شقق | yarılmak / ayrılmak / zor gelmek |
| 11 | فِيهِمۡۚLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 13 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أُوتُواْLemma: آتَى | Fiil + İsim | verildi | أتي | gelmek, getirmek |
| 15 | ٱلۡعِلۡمَLemma: عِلْم | Edat + İsim | i̇lim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 16 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱلۡخِزۡيَLemma: خِزْى | Edat + İsim | rezillik | خزي | rezil olmak / aşağılanmak |
| 18 | ٱلۡيَوۡمَLemma: يَوْم | Edat + İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 19 | وَٱلسُّوٓءَLemma: سُوء | Edat + İsim | kötülük | سوأ | kötü olmak |
| 20 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | ٱلۡكَٰفِرِينَLemma: كافِر | Edat + İsim | kafir | كفر | örtmek, inkâr etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.