Sûre 14 · Ayet 17
ابراهيم
14. İbrâhîm Suresi · 17. Ayet
يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ ۖ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌ ﴿١٧﴾
Yetecerrauhu vela yekadu yusigu ve yetihil mevtu min kulli mekanin vema huve bimayyitin vemin veraihi azabun galizun.
Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَتَجَرَّعُهُۥLemma: يَتَجَرَّعُ | Fiil + İsim | yudumu yavaş yavaş içmek | جرع | yudumlamak |
| 2 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يَكَادُLemma: كادَ | Fiil | neredeyse | كود | neredeyse olmak / az kalsın yapmak |
| 4 | يُسِيغُهُۥLemma: يُسِيغُ | Fiil + İsim | yutar, içer, yutmaya müsait kılar | سوغ | kolayca içmek / boğazdan geçmek |
| 5 | وَيَأۡتِيهِLemma: أَتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 6 | ٱلۡمَوۡتُLemma: مَوْت | Edat + İsim | ölüm | موت | ölmek |
| 7 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 9 | مَكَانٖLemma: مَكان | İsim | yer | كون | olmak, var olmak |
| 10 | وَمَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | بِمَيِّتٖۖLemma: مَيِّت | Edat + İsim | ölecek | موت | ölmek |
| 13 | وَمِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | وَرَآئِهِۦLemma: وَراء | İsim | arkasında | وري | arkada olmak / gizlemek / örtmek |
| 15 | عَذَابٌLemma: عَذاب | İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 16 | غَلِيظٞLemma: غَلِيظ | İsim | şiddetli | غلظ | sert olmak / kalın olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.