Sûre 12 · Ayet 83
يوسف
12. Yûsuf Suresi · 83. Ayet
قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا ۖ فَصَبْرٌ جَمِيلٌ ۖ عَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِيَنِى بِهِمْ جَمِيعًا ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ ﴿٨٣﴾
Kale bel sevvelet lekum enfusukum emran fe sabrun cemilun asallahu en ye'tiyeni bihim cemian innehu huvel alimul hakim
Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | بَلۡLemma: بَل | Edat | aksine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | سَوَّلَتۡLemma: سَوَّلَ | Fiil | telkin etmek | سول | telkin etmek / süslü göstermek |
| 4 | لَكُمۡ | Edat + İsim | sizin için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | أَنفُسُكُمۡLemma: نَفْس | İsim | nefis | نفس | can, nefis, öz |
| 6 | أَمۡرٗاۖLemma: أَمْر | İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 7 | فَصَبۡرٞLemma: صَبْر | Edat + İsim | sabır | صبر | sabretmek |
| 8 | جَمِيلٌۖLemma: جَمِيل | İsim | güzel | جمل | deve; güzel olmak/güzellik; toplu halde olmak |
| 9 | عَسَىLemma: عَسَى | Fiil | umulur ki | عسي | umulmak / belki olmak |
| 10 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 11 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَأۡتِيَنِيLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 13 | بِهِمۡ | Edat + İsim | onlarla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | جَمِيعًاۚLemma: جَمِيع | İsim | hepsi, tümü | جمع | toplamak |
| 15 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱلۡعَلِيمُLemma: عَلِيم | Edat + İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 18 | ٱلۡحَكِيمُLemma: حَكِيم | Edat + İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.