Sûre 12 · Ayet 70
يوسف
12. Yûsuf Suresi · 70. Ayet
فَلَمَّا جَهَّزَهُم بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ ٱلسِّقَايَةَ فِى رَحْلِ أَخِيهِ ثُمَّ أَذَّنَ مُؤَذِّنٌ أَيَّتُهَا ٱلْعِيرُ إِنَّكُمْ لَسَـٰرِقُونَ ﴿٧٠﴾
Felemma cehhezehum bicehazihim cealessikayete fi rahli ehihi summe ezzene muezzinun eyyetuhel iyru innekum lesarikun
Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَمَّاLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | جَهَّزَهُمLemma: جَهَّزَ | Fiil + İsim | donatmak | جهز | donatmak |
| 3 | بِجَهَازِهِمۡLemma: جَهاز | Edat + İsim | erzak | جهز | donatmak |
| 4 | جَعَلَLemma: جَعَلَ | Fiil | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 5 | ٱلسِّقَايَةَLemma: سِقايَة | Edat + İsim | sulamak | سقي | su vermek / içirmek / sulamak |
| 6 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | رَحۡلِLemma: رَحْل | İsim | heybe | رحل | yolculuk etmek; göçmek; ayrılmak |
| 8 | أَخِيهِLemma: أَخ | İsim | kardeş | أخو | kardeşlik, yakınlık |
| 9 | ثُمَّLemma: ثُمّ | Edat | sonra, ardından | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | أَذَّنَLemma: أَذَّنَ | Fiil | çağırdı | أذن | izin vermek |
| 11 | مُؤَذِّنٌLemma: مُؤَذِّن | İsim | duyurucu | أذن | izin vermek |
| 12 | أَيَّتُهَاLemma: أَيّ | İsim + Edat | hangi | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 13 | ٱلۡعِيرُLemma: عِير | Edat + İsim | kervan | عير | ayıplamak, kötülemek, çatmak, azarlamak |
| 14 | إِنَّكُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz siz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | لَسَٰرِقُونَLemma: سارِق | Edat + İsim | hırsız | سرق | çalmak / hırsızlık yapmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.