Sûre 12 · Ayet 56
يوسف
12. Yûsuf Suresi · 56. Ayet
وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِى ٱلْأَرْضِ يَتَبَوَّأُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَآءُ ۚ نُصِيبُ بِرَحْمَتِنَا مَن نَّشَآءُ ۖ وَلَا نُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿٥٦﴾
Ve kezalike mekkenna li yusufe fil ardı yetebevveu minha hayşu yeşau nusibu bi rahmetina men neşau ve la nudiu ecral muhsinin
Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَكَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | ve böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | مَكَّنَّاLemma: مَكَّ | Fiil + İsim | yerleştirmek | مكن | yerleştirmek / güçlendirmek |
| 3 | لِيُوسُفَLemma: يُوسُف | Edat + İsim | yusuf | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱلۡأَرۡضِLemma: أَرْض | Edat + İsim | yeryüzü | أرض | yeryüzü, toprak |
| 6 | يَتَبَوَّأُLemma: يَتَبَوَّأُ | Fiil | yerleşmek | بوأ | yerleştirmek, konumlandırmak, iskân ettirmek, yuva yapmak |
| 7 | مِنۡهَاLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | حَيۡثُLemma: حَيْث | İsim | nerede, -diği yerde | حيث | nerede, her yerde, bulunduğu yer |
| 9 | يَشَآءُۚLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 10 | نُصِيبُLemma: أَصابَ | Fiil | isabet etti | صوب | isabet etmek; başa gelmek/uğramak; yönelmek |
| 11 | بِرَحۡمَتِنَاLemma: رَحْمَة | Edat + İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 12 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | نَّشَآءُۖLemma: شاءَ | Fiil | diler | شيأ | istemek, dilemek; şey |
| 14 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | نُضِيعُLemma: أَضاعُ | Fiil | gitmek | ضيع | zayi etmek / boşa çıkarmak |
| 16 | أَجۡرَLemma: أَجْر | İsim | ecir | أجر | ücret, ecir, karşılık, ödül |
| 17 | ٱلۡمُحۡسِنِينَLemma: مُْسِن | Edat + İsim | güzel | حسن | güzel olmak, güzellik |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.