Sûre 11 · Ayet 98
هود
11. Hûd Suresi · 98. Ayet
يَقْدُمُ قَوْمَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ فَأَوْرَدَهُمُ ٱلنَّارَ ۖ وَبِئْسَ ٱلْوِرْدُ ٱلْمَوْرُودُ ﴿٩٨﴾
Yakdümü kavmehu yevmel kıyameti fe evradehümün nara ve bi'sel virdül mevruudü
Kıyamet günü, kavminin önüne düşer. Artık o bunları ateşe götürmüştür. O varılan yer, ne kötü bir yerdir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَقۡدُمُLemma: قَدِمْ | Fiil | öne geçmek | قدم | öne geçirmek |
| 2 | قَوۡمَهُۥLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 3 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 4 | ٱلۡقِيَٰمَةِLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 5 | فَأَوۡرَدَهُمُLemma: أَوْرَدَ | Edat + Fiil + İsim | götürdü | ورد | varmak / suya gelmek |
| 6 | ٱلنَّارَۖLemma: نار | Edat + İsim | ateş/Cehennem | نور | aydın olmak, ışık |
| 7 | وَبِئۡسَLemma: بِئْسَ | Edat + Fiil | ne kötü | بأس | şiddet, zorluk, azap |
| 8 | ٱلۡوِرۡدُLemma: وِرْد | Edat + İsim | varış yeri | ورد | varmak / suya gelmek |
| 9 | ٱلۡمَوۡرُودُLemma: مَوْرُود | Edat + İsim | varılan | ورد | varmak / suya gelmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.