Sûre 11 · Ayet 40
هود
11. Hûd Suresi · 40. Ayet
حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ قُلْنَا ٱحْمِلْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ وَمَنْ ءَامَنَ ۚ وَمَآ ءَامَنَ مَعَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلٌ ﴿٤٠﴾
Hatta iza cae emruna ve farettennuru kulneh mil fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebaka aleyhil kavlu ve men amene vema amene meahu illa kalil.
Nihayet emrimiz geldiği ve tennur (tandır veya geminin kazanı) tutuşup parladığı zaman dedik ki; "Erkeği ve dişisi olan her canlıdan ikişer tane, aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında, aileni ve iman etmiş olanları geminin içine yükle". Zaten beraberinde iman edenler çok az idi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حَتَّىٰٓLemma: حَتَّى | Edat | ta ki, kadar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | إِذَاLemma: إِذا | İsim | ne zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | جَآءَLemma: جاءَ | Fiil | gelir | جيأ | gelmek |
| 4 | أَمۡرُنَاLemma: أَمْر | İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 5 | وَفَارَLemma: فارَ | Edat + Fiil | taşmak | فور | taşmak / kaynamak / ansızın |
| 6 | ٱلتَّنُّورُLemma: تَنُّور | Edat + İsim | tandır, fırın, ocak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | قُلۡنَاLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 8 | ٱحۡمِلۡLemma: حَمَلَ | Fiil | taşır | حمل | taşımak |
| 9 | فِيهَاLemma: فِي | Edat + İsim | onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | كُلّٖLemma: كُلّ | İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 12 | زَوۡجَيۡنِLemma: زَوْج | İsim | eş, çift | زوج | çift olmak |
| 13 | ٱثۡنَيۡنِLemma: اثْنَيْن | İsim | iki | ثني | iki yapmak / katlamak / tekrarlamak |
| 14 | وَأَهۡلَكَLemma: أَهْل | Edat + İsim | ehil, sahip | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 15 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | مَنLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | سَبَقَLemma: سَبَقَ | Fiil | önce gelmek | سبق | önce gelmek / öne geçmek / yarışmak |
| 18 | عَلَيۡهِLemma: عَلَى | Edat + İsim | onun üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱلۡقَوۡلُLemma: قَوْل | Edat + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 20 | وَمَنۡLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | ءَامَنَۚLemma: آمَنَ | Fiil | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 22 | وَمَآLemma: و | Edat | ve ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | ءَامَنَLemma: آمَنَ | Fiil | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 24 | مَعَهُۥٓLemma: مَع | İsim | ile beraber | معي | beraberlik, eşlik; birlikte bulunma |
| 25 | إِلَّاLemma: إِلّا | Edat | ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 26 | قَلِيلٞLemma: قَلِيل | İsim | az, biraz | قلل | azaltmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.