Sûre 10 · Ayet 39
يونس
10. Yûnus Suresi · 39. Ayet
بَلْ كَذَّبُوا۟ بِمَا لَمْ يُحِيطُوا۟ بِعِلْمِهِۦ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُۥ ۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلظَّـٰلِمِينَ ﴿٣٩﴾
Bel kezzebu bi ma lem yuhitu bi ilmihi ve lemma ye'tihim te'viluhu kezalike kezzebellezine min kablihim fenzur keyfe kane akibetuz zalimin.
Hayır. Onlar bilgileriyle kavrayamadıkları, te'vili de kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalan saydılar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmişlerdi, amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بَلۡLemma: بَل | Edat | aksine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | كَذَّبُواْLemma: كَذَّبَ | Fiil + İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 3 | بِمَاLemma: ما | Edat + İsim | olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | لَمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | يُحِيطُواْLemma: أَحاطَ | Fiil + İsim | kuşatmak | حوط | kuşatmak |
| 6 | بِعِلۡمِهِۦLemma: عِلْم | Edat + İsim | i̇lim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 7 | وَلَمَّاLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | يَأۡتِهِمۡLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 9 | تَأۡوِيلُهُۥۚLemma: تَأْوِيل | İsim | tevil | أول | ilk olmak, başlangıç; (أولو/أولات) sahip olanlar, -e sahip |
| 10 | كَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | كَذَّبَLemma: كَذَّبَ | Fiil | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 12 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | قَبۡلِهِمۡۖLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 15 | فَٱنظُرۡLemma: نَظَرَ | Edat + Fiil | bakar | نظر | bakmak |
| 16 | كَيۡفَLemma: كَيْف | İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 18 | عَٰقِبَةُLemma: عاقِبَة | İsim | akıbet, son | عقب | ardından gelmek |
| 19 | ٱلظَّـٰلِمِينَLemma: ظالِم | Edat + İsim | zalim | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.