Sûre 10 · Ayet 38
يونس
10. Yûnus Suresi · 38. Ayet
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ ﴿٣٨﴾
Em yekulunefterahu kul fetu bi suretim mislihi ved'u menistetatum min dunillahi in kuntum sadikin.
Onu o (peygamber) uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Haydi siz de onun gibi bir sûre getirin ve Allah'dan başka, çağırabileceğiniz kim varsa onu da yardıma çağırın. Eğer sözünüzde sadık iseniz (bunu yapın)
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَمۡLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَقُولُونَLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | ٱفۡتَرَىٰهُۖLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 4 | قُلۡLemma: قالَ | Fiil | de | قول | söylemek, söz |
| 5 | فَأۡتُواْLemma: أَتَى | Edat + Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 6 | بِسُورَةٖLemma: سُورَة | Edat + İsim | sure | سور | duvar / sûre anlamı |
| 7 | مِّثۡلِهِۦLemma: مِثْل | İsim | gibi, benzer | مثل | örnek, misal |
| 8 | وَٱدۡعُواْLemma: دَعا | Edat + Fiil + İsim | çağırın | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 9 | مَنِLemma: مَن | İsim | kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱسۡتَطَعۡتُمLemma: اسْتَطاعَ | Fiil + İsim | güç yetirdi | طوع | itaat etmek |
| 11 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | دُونِLemma: دُون | İsim | başka, dışında | دون | altında olmak, dışında |
| 13 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 14 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | كُنتُمۡLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiniz | كون | olmak, var olmak |
| 16 | صَٰدِقِينَLemma: صادِق | İsim | doğru söyleyen | صدق | doğru söylemek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.