Sûre 10 · Ayet 13
يونس
10. Yûnus Suresi · 13. Ayet
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ ۙ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ ﴿١٣﴾
Ve lekad ehleknel kurune min kablikum lemma zalemu ve caethum rusuluhum bil beyyinati ve ma kanu li yu'minu kezalike neczi el kavmel mucrimin.
Andolsun ki, sizden önceki devirlerin bir çok kavmini, peygamberleri kendilerine bir çok belge ile geldikleri halde zulmettikleri ve imana gelmedikleri için helak ettik. İşte günahkârlar topluluğunu biz böyle cezalandırırız
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَقَدۡLemma: و | Edat | andolsun | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَهۡلَكۡنَاLemma: أَهْلَكَ | Fiil + İsim | helak etti | هلك | yok olmak |
| 3 | ٱلۡقُرُونَLemma: قَرْن | Edat + İsim | nesil | قرن | asır, çağ, nesil, dönem |
| 4 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | قَبۡلِكُمۡLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 6 | لَمَّاLemma: لَمّا | İsim | ne zaman | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ظَلَمُواْLemma: ظَلَمَ | Fiil + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 8 | وَجَآءَتۡهُمۡLemma: جاءَ | Edat + Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 9 | رُسُلُهُمLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 10 | بِٱلۡبَيِّنَٰتِLemma: بَيِّنَة | Edat + İsim | apaçık delil | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
| 11 | وَمَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | كَانُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiler | كون | olmak, var olmak |
| 13 | لِيُؤۡمِنُواْۚLemma: آمَنَ | Edat + Fiil + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 14 | كَذَٰلِكَLemma: ذا | Edat + İsim | böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | نَجۡزِيLemma: جَزَى | Fiil | ceza verdi, karşılık verdi | جزي | karşılık vermek, ceza |
| 16 | ٱلۡقَوۡمَLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 17 | ٱلۡمُجۡرِمِينَLemma: مُجْرِم | Edat + İsim | suçlular | جرم | suç işlemek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.